Yeme Bağımlılığı
Obezite dünya genelinde epidemik bir sorun olarak yer almaktadır. Gün geçtikçe doğal ürünlerden paketlenmiş ürünlere geçiş artış göstermekte ve buda beraberinde obeziteyi arttırmaktadır. Dünya genelinde erkeklerde %36 kadınlarda %38 oranında gözükmektedir. Obezite vücüd kitle endeksinin(VKİ) 25 ve üstü olarak tanımlanmaktadır. VKİ < 18.Düşük kilolu, 18.5 – 24 Normal kilolu, 25 – 29 Yüksek kilolu, 30 – 34 Obez, 35 – 39 Klinik obez, > 40 Morbid obezdir. Obezite, 2013 yılında Amerekikan tıp birliği kararı ile bir hastalık olarak tanımlanmıştır. Obezite bir çok hastalık için beraberinde risk teşkil etmektedir. Kalp damar tıkanıklıkları, kalp yetmezliği, hipertansiyon, uyku apnesi, solunum sıkıntısı, astım, beyin kanaması, diabetes mellitus, adet düzensizlikleri, depresyon, özgüven eksikliği gibi rahatsızlıklara yolaçabilir.
Son 30 yıl içerisinde beslenme ve çevresel faktörlerin değişimi ile obezitede artış bildirilmektedir. Obez bireylerin, obez olmayan bireyler gibi beslenmesine rağmen kilo artışları olmaktadır. Bu sonuç; obezitede enerji restorasyonun kişiden kişiye değişkenlik gösterdiği için önemli yere sahiptir. Örneğin yeme bağımlılığı olan bireyler toplum tarafından obez olarak bilinmesine rağmen bazı yeme bağımlılığına sahip kişiler obez değillerdir. Yeme davranışı ve metobolik durumun(enerji resterasyonu) her zaman beklendiği gibi sonuçlanmayacağını göstermektedir. Bununla birlikte yeme bağımlısı bir çok bireyde obezite kaçınılmaz bir sonuçtur.
Yeme bağımlılığı ile ilgili ilk tutarlı bilgiler beyin görüntüleme çalışmalarında ortaya konmuştur. Besin ve bağımlılık yapıcı maddelerin ödül merkezinde benzer etkilere sahip olması şaşırtıcı olarak karşılanmıştır. Bununla birlikte yeme bağımlısı bireylerin besine ulaşmak için gösterdikleri çaba ve arama davranışları, madde bağımlısı kişilerin davranışları ile benzerlik göstermektedir. Bu alanda yapılan hayvan deneyi çalışmaları da yeme bağımlısı ve madde bağımlısı hayvanlarda birçok ortak özellik tespit etmişlerdir. Yeme bağımlılığı terimi; anormal düzeyde aşırı tüketim gösteren spesifik yeme davranışlarını tanımlamakta kullanılmaktadır.Bu tanımlama madde bağımlılığının tanı kriterlerini içeren davranışlarla benzerlik göstermektedir. örneğin bir madde bağımlısında gerçekleşen tolerans kavramı intoksikasyona yani zehirlenmeye yol açacak kadar madde alınması iken yeme bağımlısı için tolerans; doyma hissini sağlayacak yemek yediği halde rahatsızlık duyacak kadar yemek yemeye devam etmesi. Madde bağımlısı için yoksunluk, maddeye ulaşamadığı anlarda sıkıntı ve huzursuzluk hissi iken yeme bağımlısında diet ve uzun süreli açlık durumlarında yoksunluk ve disforik duygular oluşmasıdır. Madde kullanımı kesmek için yapılan girişimlerin yetersizliği ile yeme davranışını kesmek ve kilo vermek ile ilgili davranışlardaki yetersizliklerin benzerliği. Maddenin yol açtığı problemlerin bilinmesine rağmen madde kullanımına devam edilmesi ile yeme davranışının yol açtığı problemlerin bilinmesine rağmen davranışı engelleyememe.
Meta-analiz çalışmaları yeme bağımlılığının prevelans oranlarını obez ve aşırı kilolu popülasyonlar örnekleminde 24.9% iken sağlıklı BMI örnekleminde 11.1% olduğu bildirilmiştir. Yeme bağımlılığı 35 yaş üstü bireylerde 35 yaş altı bireylere göre yükseklik göstermektedir. Kadınlarda ileri yaşla birlikte bu durum azalmaktadır. Yeme bozukluğuna (anoreksiya, bulimia nevroza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu)sahip kişilerin ruhsal rahatsızlık belirtileri ile yeme bağımlılığı tanı ve semptomları pozitif ilişkili bulunmuştur.
Yeme bağımlılığı olan bireylerde aynı zamanda yüksek oranda yeme aşermesi rapor edilmiştir. Yeme aşermesi, VKİ ve birçok besin tüketimi (şeker, yüksek yağlı, karbonhidrat/nişasta ve fast food) ile bağlantılı bulunmuştur. Yeme aşermesi, diet uygulamalarının başarı olup olmayacağını belirleyebilmekte önemli bir durumdur.
Ödül mekanizmasında, madde ve besin aşermesi arasında benzer bulgular elde edilmiştir. bir kişi haz duyduğu yada ödüllendirildiği bir davranış geliştirir ise beynin strial bölgesinde (ödül merkezi )dopamin ve endojen opiatlargibi maddeler salgılanmaktadır yada miktarları bu bölgede artış göstermektedir. Kokain gibi uyuşturucu maddeler alındığında beynin bu bölgesinde aşırı düzeyde striatal dopamin salınımına neden olmaktadır. Besinler içinde bunun doğru olduğu gösterilmiştir. madde bağımlılarında dopamin ödül sistemindeki bozukluk yada duyarlılık ile ilişkilendirilmiştir. Obez bireylerlerde bunun benzer olduğu gösterilmiştir. Dopamin ödüllendiricidir. Onun azalması yada blokajı insan ve hayvanlarda lezzetli besinlerin rahatlatıcı cevabını bozmaktadır. Bu yüzden dopamin eksiklik yada yoksunluktaki etkisi sevmek yada hoşlanmaktan daha önceliklidir. Besinler arasında şekerli (sukroz ve glukoz) ürünlerin hedonik etkisi olduğu ve ödül merkezinin aktive olmasına yol açtığı gösterilmiştir. Gıda yoksunluğuna bırakılmış farelerde yapılan hayvan çalışmalarında beyne dışardan verilen dopamin ile farelerde yemeye karşı dayanma artmaktadır. Bununla birlikte, şekerli ve yağlı ürünlerin tüketilmesi madde bağımlılığına benzer nöropeptitlerin salınımına yol açmaktadır.
Obez bireylerde striatal (ödül merkezindeki ) dopamin miktarının azalmış olduğu bir çok çalışma ile tutarlı bir biçimde gösterilmiştir. yeme bağımlılığı ile ilgili davranışların devam etmesi de bu bölgedeki dopamin miktarını arttırmaya yöneliktir. Bağımlılkla ilişkili bugüne kadar yapılan genetik çalışmlarda en tutarlı gen DRD2 geni olmuştur. DRD2 geninde A1 alel varlığında %30-40 striatal dopamin azalması gösterilmiştir. Aslında yeme davranışının altında yatan bu genetik düzensizliği telafi etme çabasıdır. Bununla birlikte A1 aleli ve beslenme davranışları arasındaki ilişkiye yönelik yapılan çalışmalarda yeme isteğinde artış, aşerme, ödül beklentisi arasındaki ilişki gösterilmiştir.
Gelişen teknoloji, gıdalar üzerinde yüksek teknoloji ile eklenen katkı maddelerini ve tatlandırıcıların kullanımını arttırmıştır. Küçülmüş paketlerde yada ürünlerde yüksek kalorili gıdaların oluşumu kaçınılmaz olmuştur. Kar amacı güden ürünler kullanıcısı tarafından kısa süreli ödül merkezinde aşırı dopamin salınımı ile ödül merkezinin dışardan sürekli tetiklenerek uyarılmasını teşvik etmeye duyarlı hale getirmektedir. Gıda ya ulaşmak ile ilgili engellerin kaldırılmış olması ve dakikalar içerisinde sipariş ile bireyin önüne konuluyor olması, yeme bağımlılığısı olmamak için oluşturulmuş engelleri kaldırmaktadır. Stres eşiği düşük bireyler için stres giderici olarak kullanılan gıda bir süre sonra yeme bağımlılığı için madde ye dönüşmektedir.
İbrahim TAYMUR
Psikiyatri Uzmanı Doçent Doktor – 21.03.2021
